İstanbul’da Büyük Bir Deprem Olursa Ayasofya’ya Ne Olur?
İstanbul’da büyük bir deprem meydana gelirse Ayasofya nasıl etkilenir? Ayasofya’nın deprem riskini, devam eden inceleme ve güçlendirme çalışmalarını ele aldık.
EFSANE ÇÜRÜTEN
Berk Behçet Gerek
9/8/20263 min oku


İstanbul denildiğinde akla gelen ilk yapılardan biri Ayasofya. Yüzyıllardır şehrin siluetinin parçası olan böylesine tarihî bir yapının olası büyük İstanbul depreminden nasıl etkileneceği de doğal olarak merak ediliyor. Ancak bu soruya “kesin yıkılır” ya da “hiçbir şey olmaz” şeklinde cevap vermek bilimsel açıdan mümkün değil. Bir yapının deprem sırasında göstereceği davranış; depremin özelliklerinden yapının mevcut durumuna, taşıyıcı sisteminden zaman içinde yapılan müdahalelere kadar pek çok değişkene bağlı.
Ayasofya için önemli olan nokta, bu riskin yalnızca teorik olarak tartışılmıyor olması. Yapının uzun vadeli güvenliğinin sağlanması amacıyla kapsamlı bir inceleme, restorasyon ve güçlendirme süreci yürütülüyor. Son çalışmalarda yapının güçlendirme ihtiyacını belirlemek amacıyla yaklaşık 5.200 metrekarelik alanda georadar taramaları ve sayısal modelleme gerçekleştirildi. Elde edilen veriler doğrultusunda güçlendirme projelerinin hazırlanarak onaylandığı açıklandı.
Ayasofya neden özel olarak inceleniyor?
Tarihî bir yapıyı depreme hazırlamak, modern bir binayı güçlendirmekten oldukça farklı bir süreç. Burada yalnızca yapısal güvenliği artırmak değil, aynı zamanda yüzyıllardır korunmuş mimari ve tarihî özellikleri mümkün olduğunca özgün haliyle geleceğe taşımak gerekiyor.
Bu nedenle Ayasofya’daki çalışmalar yalnızca görünen çatlakların onarılması veya yüzeylerin yenilenmesinden ibaret değil. Mevcut yapının nasıl davrandığının anlaşılması, zemin ve taşıyıcı sistem hakkında veri toplanması ve buna göre müdahale yöntemlerinin geliştirilmesi sürecin önemli parçaları arasında bulunuyor. Yürütülen kapsamlı restorasyonun temel hedeflerinden biri de yapının uzun vadeli yapısal güvenliğinin sağlanması olarak açıklanıyor.
Önceki açıklamalarda da Ayasofya’nın olası İstanbul depremine hazırlanmasının restorasyon sürecindeki öncelikli konulardan biri olduğu belirtilmişti. Çalışmalar kapsamında kubbedeki eskiyen kurşun kaplamaların kaldırılması, alt bölümlerde bulunan çatlakların onarılması ve bazı yapı elemanlarının kontrollü biçimde ele alınması gibi müdahaleler planlandı.
Peki büyük bir depremde Ayasofya yıkılır mı?
Bugünkü verilerle bu soruya kesin bir cevap vermek doğru olmaz. Depremler söz konusu olduğunda yalnızca büyüklük değerine bakılarak tek bir yapının nasıl etkileneceği tahmin edilemez. Depremin merkezine olan uzaklık, yer hareketinin özellikleri, zemin koşulları ve yapının deprem gerçekleştiği andaki fiziksel durumu sonucu değiştirebilir.
Bu nedenle Ayasofya için yapılan çalışmaların amacı “şu büyüklükteki depremde kesinlikle şu olur” şeklinde bir sonuç üretmekten çok, yapının zayıf noktalarını mümkün olduğunca önceden belirlemek ve karşılaşabileceği riskleri azaltmak.
Burada dikkat çekici başka bir hazırlık daha bulunuyor. Ayasofya için yapının bütününü belgeleyen kapsamlı bir proje hazırlandığı ve olası bir afet sonrasında ihtiyaç duyulması halinde yapının mevcut durumuna ilişkin ayrıntılı bir referans oluşturulmasının amaçlandığı da açıklandı.
“Çok eski, depremde kesin yıkılır” düşüncesi doğru mu?
Bir yapının yaşı tek başına deprem performansını belirlemez. Aynı şekilde, yüzlerce yıldır ayakta kalmış olması da gelecekte meydana gelecek bir depremden zarar görmeyeceğinin garantisi değildir.
Ayasofya konusunda doğru yaklaşım iki uçtan da uzak durmak: Ne “çok eski olduğu için kesin yıkılacak” demek ne de “bugüne kadar ayakta kaldığı için hiçbir şey olmaz” sonucuna varmak bilimsel bir değerlendirme olur.
Bugün bildiğimiz şey çok daha somut: Ayasofya’nın yapısal durumu inceleniyor, modern ölçüm ve modelleme yöntemleri kullanılıyor, güçlendirme projeleri hazırlanıyor ve olası afetlere karşı koruma çalışmaları devam ediyor. 2026 yılına ilişkin resmî açıklamalarda da Ayasofya'nın olası risklere karşı korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtiliyor.
Dolayısıyla “İstanbul’da büyük bir deprem olursa Ayasofya’ya ne olur?” sorusunun bugün kesin bir cevabı yok. Fakat bu belirsizlik, hiçbir şey yapılmadığı anlamına da gelmiyor. Tam tersine, dünyanın en önemli tarihî yapılarından birinin gelecekteki depremlere karşı korunabilmesi için riskler bilimsel yöntemlerle değerlendiriliyor ve yapı aşamalı olarak güçlendiriliyor.
Deprem konusunda söylentiler yerine doğrulanmış bilgiye ulaşmak için Sismograf’ı takip edebilirsiniz.
© 2026 Sismograf ™ - support@df.limited
Bu projenin marka hakları ve tüm detayları Berk Behçet Gerek'e aittir. Yetkisiz kopyalama veya kullanım durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
Bu web sitesi BG's Dream Factory tarafından tasarlanmış, desteklenmiş ve yönetilmektedir. Web sitesinin tüm hakları BG's Dream Factory Şirketler Grubu'na aittir.
